Ey dünya! Bir millet yok ediliyor. Artık uyan ve üstüne düşeni yap...

Ey dünya! Bir millet yok ediliyor. Artık uyan ve üstüne düşeni yap...
Biz facebook da kim ne yapmis, kim en son çikan telefonu almis, kim su yarismayi kazanmis...gibi sorularin cevabini ararken...onlar 14 yil evvel kaybettikleri, nasil nerde öldügünü bilmeden, yakinlarinin cesedlerini bulma sevinclerini ( evet bu da bir sevinç!!! ) yasiyor. Veya taa uzaklarda yasayan, kimimizin varligini bile bilmedigimiz, ama kökenimiz olan bir millet sömürülüyor ve yok edilmeye çalisiyor.

Ben yas ilan ediyorum, arkadaslar uyanin, dünyada bir neler oluyor bakiverin! En son saç modeli nasilmis, en son telefon nasilmis derdine duseceginize gözünüzü açin ve görün dünyanin halini !

ALLAH YARDIMCILARI OLSUN !

# Posté le dimanche 12 juillet 2009 06:30

Beni benden koru Allah'im

                                                                 Beni benden koru Allah'im



Yorgunum Allahm..
.Karanlıklarımdan kurtuluşumu, bka kapılarda aramaktan yorgun düşşüm. Çıkmaz sokaklarda çıkmazlara atşım kendimi, şimdi senin kana yöneldim...
Yönlendir kendine Allahm...!

Ka
yboldum Allahm...
Senin ışığından uzaklaştığım her bir adımda kaybettim kendimi...
Kendimi kaybettikçe güçsüzleştim, güçsüzleştikçe yeni yeni tuzaklar hazırladım kendime...
Ku
rtar beni tuzaklarımdan Allah'ım, kurtar beni tuzaklardan!...

Kork
uyorum Allah'ım...Mutsuz olan kendimden, parçalanmış benliğimden, can yakıcı boşluklarımdan, içimdeki fırtınalarda boğulmaktan korkuyorum....

Koru beni kendimden Allah'ım, kurtar beni nefsimden...!...

Utanıyorum Allah 'ım...
Bana hediye ettiğin varlığımı tükettiğim için, bana bağışladığın yaşamın hakkını veremedim için, sana kul olamağım için utanıyorum Allah'ım...

Beni benden temizle Allah'ım!

# Posté le jeudi 20 mars 2008 12:31

Modifié le lundi 11 mai 2009 16:03

ALLAH'IN (c.c) sevgili kul'u

                                                                      ALLAH'IN (c.c) sevgili kul'u
ALLAH'ın sevgili kullarından biri bir rüya görür; rüyasında kendisine şöyle denir:

“Sabah
olunca, karşına ilk çıkanı ye, ikinci çıkanı sakla, üçüncü çıkanın dileğini kabul et, dördüncü geleni üzme, beşinciden de k!”

Sabah
oldu; şarı çıktı. Yola koyulup gitti. Kaısına bir dağ çıktı. Bu koca dağırünce şaşırdı. Kendi kendine şöyle dedi:

Rab
bim bana bunu yememi emretti. Sonra şöyle dedi: Rabbim banacümün yetmeyeceği bir şeyi emretmez. Onu yemeye karar verdi. Dağa doğru yürüdü. Yaklaştıkça dağ küçüldü. Tam yaklaştığı zaman koca dağ bir lokmaya dönüşmüştü. Onu tutup yedi, baldan tatlı buldu. ALLAH'a hamdetti, yürüyüp gitti.

Karşısına altından bir leğen çıktı. Şöyle dedi: Rabbim, bunu da saklamamı emretti. Bir çukur kazdı, onu gömdü. Yürüdü, az gittikten sonra dönüp baktı. Leğen toprak yüzüne çıkmıştı. Geri döndü, tekrar gömdü. Biraz gitti; baktı ki, yine çıkmış bir daha gömdü, yine toprak üstüne çıktı. Kendi kendine, “Ben emredileni yaptım.” diyerek bırakıp gitti.

Karşısı
na bir kuş çıktı. Peşinden bir şahin onu kovalıyordu. Kuş ona şöyle dedi: “Ey ALLAH'ın sevgili kulu, beni sakla. Bana yardım et.” Onu aldı. Koynuna sakladı. Peşinden şahin geldi; şöyle dedi: “Ey ALLAH'ın sevgili kulu, ben açım. Sabahtan beri de bu kuşun peşindeyim. Onu yakalamak istiyorum. Kısmetime engel olma. Kendi kendine şöyle dedi: “Üçüncünün dileğini yapmam emri verildi, yaptım.

Dördü
ncüyü üzmemem emredildi. Şimdi ne yapacağım? Bu işe ştı. Sonra bıçak aldı; kendi uyluğundan bir parça et kesti, şahine attı; o da kapıp kaçtı. Daha sonra kuşu saldı. Bundan sonra, yürüyüp gitti.

K
okmuş bir leş gördü. Onu da bırakıp kaçtı.

A
kşam olunca şu duayı yaptı: “Ya Rabbi, emrini yerine getirdim. Bu işlerin manası ne ise bana bildir.” Daha sonra, rüyasında şöyle anlatıldı:

Birinci görüp yediğin öfkedir. Önce koca bir dağ gibi görülür; sabırla öfke yutulursa, baldan tatlı olur.

İ
kincisi iyi amelindir. Ne kadar saklarsan sakla; yine meydana çıkar.

Üç
üncüsü, sana bırakılan bir emanettir, ona hıyanet etme.

Dördü
ncüsü şudur: Bir insanın sana bir dileği ulaşırsa, onu yerine getir; isterse sana lâzım olan bir şey olsun.

Beşincis
i gıybettir. İnsanların gıybetini edenlerden kaç. Şüphesiz her şeyi bilen ALLAH(c.c)'tır...

İbret
alabilmemiz umudu ile...

S
elâm ve Duâ ile...

# Posté le lundi 21 janvier 2008 05:54

Modifié le dimanche 10 mai 2009 19:03

Du'a almaya bakin !

                                                                        Du'a almaya bakin !
Vaktiyle bir ateşperest, oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü çok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, müslüman, dul bir kadın, dört yetimiyle yamaktadır.

He
psi de günlerdir açtırlar.

K
adıncağız,ğün evinin kapısını çalıp,ateş” ister. Ancak maksadı başkadır.Belki yemek verirlerdiye gitmiştir.

Adam, kadının niyetini anlasa da, biey vermez...

Kad
ıncağız, bir daha gidip ”ateşister. Yine eli boşner.

Üçüncüde yine öyle.

Am
a ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.

Y
etimcik, annesine yalvarıyor:

- An
neciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer birşey verirler.



K
adın ağlamaklıdır:



-
Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.

Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. Bir mükellef ”Sofra” hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip, dinler yine.

Y
etimlerin en küçüğü duâ ediyor:

-
Yâ Rabbî! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram et! Onu îmanla şereflendir!

Ar
dından;

- Âamiiiin! sesleri yükselir.

O a
nda, kalbi döner ateşperestin.

Ve
“Şehâdet” i getirip îmanla şereflenir.

Ni
tekim;

“S
adaka, belâyı önler. Ama duâ, kaderi değiştirir!” buyurmuştur büyüklerimiz...

# Posté le mercredi 23 janvier 2008 09:45

Modifié le dimanche 10 mai 2009 18:10

Cihad'in anlami ve çesitleri

Cihad'in anlami ve çesitleri
Cihad-ı asgar (küçük cihad), sadece cephelerde eda edilen bir cihad şekli değildir. Bu şekilde bir anlayış, cihad ufkunu daraltmak olur. Cihadın yelpazesi, şarktan garba kadar geniştir. Bazan bir kelime, bazan bir susma, bazan sadece yüzünü ekşitme, bazan bir tebessüm, bazan bir meclisten ayrılma, bazan da bir meclise girme, kısacası, yaptığı her i Allah için yapma ve bu yolda sevgi ve öfkeyi O'nun rızasına göre ayarlama, bütünüyle İslâmî cihadın şümulüne girer. Bu şekilde hayatın her sahasında, cemiyetin her kesiminde, toplumu ıslah adına sürdürülen bütün gayretler bu cihad cümlesindendir. Aile, yan ve uzak akraba, komşu ve belde, derken daire daire bütün dünya sathında yapılan her cihad, cihad-ı asgardır.

Ciha
d-ı asgar, bir mânâda maddîdir. Manevî cepheyi teşkil eden yük cihad (cihad-ı ekber) ise, insanın iç âlemiyle nefsiyle olan cihadıdır ki, bunların ikisi birden ifa edildiği zaman istenen denge tesis edilmiş olur. Aksine bunlardan birisi eksik olduğu zaman cihad esprisindeki muvazene bozulur.

min, bu muvazene içerisinde yapacağı cihadla dirliğini ve diriliğini bulan insandır. Ve o, cihadı bıraktığı anda öleceğini bilir. Evet, mümin ağaç gibidir; meyve verdiği sürece canlılığını korur; meyve vermediği zaman da kurur gider.

Ne k
adar bedbin ve karamsar insan varsa hepsini tedkik edin, onların cihadı terketmiş olduklarını görürsünüz. Bunlar, Hakk ve hakikatı başkalarına anlatmadıkları için, Allah da füyuzatlarını kesmiş; dolayısıyla da bunlar içleri itibariyle kaskatı ve kapkaranlık kalmışlardır. Halbuki cihad edenler her zaman aşk u şevk içindedirler, içleri apaydın, duyguları dupduru, birleri bin etme peşindedirler. Evet, her cihad, onlarda yeni bir cihad düşüncesi uyarır ve böylece salih bir daire teşekkül eder. Her hayır, başka ve yeni bir hayra vesile olur; onlar da hayırlar içinde yüzer giderler.

وَا
لَّذِينَ جَاهَدُوا فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ الله لَمَعَ الْمُحْسِنِينَ

"A
mma, bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah, iyi davrananlarla beraberdir" (Ankebût, 29/69) ayeti gönüllerimize bu hakikati duyurmaktadır.
F.G
resim: Cem kiziltug

# Posté le lundi 21 janvier 2008 05:37

Modifié le dimanche 10 mai 2009 18:02